Venedik Gezi Notları


Kanalları arasında kendinizi kaybedeceğiniz, maskeleri ve gondollarıyla ünlü, tarihte önemli bir yer tutan, Avrupa'da motorlu taşıt trafiğinin yasak olduğu tek büyük şehir, Venedik...


O kadar yer gezdik, hemen hemen her yerde harita kullandık fakat burda değil harita kime sorsanız şehre girdikten sonra çıkmanız mümkün değil. Tamam güzel bi yer, her yeri apayrı bi manzara sunuyor ama şehirden çıkmak imkansız. Eğer yetişmeniz gereken uçağınız, otobüsünüz varsa tedbirli olun geç kalmayın.


Venedik'e Viyana'dan trenle ulaştık. Bu yolu tercih edecekler için ineceğiniz durak Mestre. Tren istasyonuna güneşin doğmasına yaklaşık 2 saat kala varıyoruz. Fakat şehre ulaşmak için bi otobüs yolculuğu daha yapmamız gerekiyor. Hemen kalkacak otobüsü yakalıyoruz fakat ne bilet satan var ne de kontrol eden, yakalanmamayı umarak otobüse atlıyoruz ve 45 dakikalık bir yolculuğun ardından kazasız belasız Venedik'e varıyoruz.



Şehre gece girmemize rağmen etrafta turistler var. Gecenin kattığı havadan mıdır yoksa Venedik'in kendi ihtişamımı bilmem ama gerçekten sizi büyülüyor. Kaybola kaybola dolaşarak nihayet güneşin doğuşu izleyebileceğimiz, birazda yorgunluğumuzu atacağımız bir yere çöküyoruz, tabi bol bol fotoğraf çekmeyi ihmal etmiyoruz...



Güneşin doğuşuna tanık olduktan sonra şehrin bulabilmeyi umduğumuz meşhur yerlerini keşfe çıkıyoruz, bulamasakta kanallarda dolaşmak, dar sokaklardan geçmek ayrı bir zevk...


Fotoğraflarla gezilecek yerleri, alınacak hediyelik eşyaları ve birazcık da Venedik tarihinden bahsedelim...

San Marco Meydanı



 Napolyon'un Dünya'nın en güzel salonu olarak tanımladığı meydan... Meydanda bulunan sarayın duvarlarından bir tanesinde Osmanlı İmparatorluğu'nun resmedildiği bir tablo yer almakta.


Meydanda güvercinler ve turistler eksik olmuyor, birde Festival zamanına denk gelirseniz yandınız. Festivali yakalamak isterseniz şubat ayında yapılıyor... Bu arada meydanı yılın belli döneminde su basıyor, görmek nasip olmadı ama ilginç manzara olacağı kesin :)




Venedik Karnavalı


Karnavalının geçmişinin 13. YY' a kadar gittiği tahmin ediliyor. Karnavalda takılan maske hakkında ise çeşitli efsaneler var. Bunlardan en çok inanılanı halk arasında yer alan sınıf farklılığını bir şekilde proste edip herkesin eşit olduğunu göstermek. Bir diğer iddia ise zamanında kadınlara eğlence mekanlarına girme yasağı getirilmesi ve bunun sonucunda bu yasağı aşmak için erkek kıyafetleri giyip maske takmaları. Sonraki yüzyıllarda ise pandomim sanatçılarıyla birlikte bugünkü dekoratif halini almış.

Gondollar


Yaklaşık 500 tane var ve hepsi siyah renkli. Bunun sebebi ise zamanında sayıları 10 000 i aşan gondolcular arasında yaşanan rekabetten ve bunun sonucunda meydana gelen kavgalardan rahatsız olan yöneticiler, gondollar arasındaki farkı kaldırıp, hepsinin standart olması için siyah rengi seçmişler.

Hediyelik Eşyalar


İlk sırada tabiki maskeler geliyor. Dünyanın heryerinde olduğu gibi burda da Çin den gelen maskelerden oldukça ucuza bulmanız mümkün ama beşpara etmez belirtelim.


Camdan yapılmış çok sayıdaki süs eşyaları ise bir diğer alternatif olabilir. Bunların dışında heryerde karşılabileceğiniz bardaklar, magnetler, tişötler burda da mevcut.


Şehirde hastanede mevcut, ancak ambulanslar tekne ve hastanenin içine kadar girebiliyor...



Venedikte marketten McDonalds'a kadar normal bir şehirde ne varsa hepsi var tek fark yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüzü gibi malların tedariğinin teknelerle yapılması...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bunlarda İlginizi Çekebilir!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...B